Anasayfa
 
ABESE (080)
ÂDİYÂT (100)
AHKÂF (046)
AHZÂB (033)
A'LÂ (087)
ALAK (096)
ÂLİ İMRÂN (003)
ANKEBÛT (029)
A'RÂF (007)
ASR (103)
BAKARA (002)
BELED (090)
BEYYİNE (098)
BURÛC (085)
CÂSİYE (045)
CİNN (072)
CUMA (062)
DUHÂ (093)
DUHÂN (044)
EN'ÂM (006)
ENBİYÂ (021)
ENFÂL (008)
FÂTIR (035)
FÂTİHA (001)
FECR (089)
FELAK (113)
FETİH (048)
FÎL (105)
FURKÂN (025)
FUSSİLET (041)
GÂŞİYE (088)
HACC (022)
HADÎD (057)
HÂKKA (069)
HAŞR (059)
HİCR (015)
HUCURÂT (049)
HÛD (011)
HUMEZE (104)
İBRÂHÎM (014)
İHLÂS (112)
İNFİTÂR (082)
İNSÂN (DEHR) (076)
İNŞİKAK (084)
İNŞİRÂH (ŞERH) (094)
İSRÂ (017)
KADR (KADİR) (097)
KAF (050)
KÂFİRÛN (109)
KALEM (068)
KAMER (054)
KÂRİA (101)
KASAS (028)
KEHF (018)
KEVSER (108)
KIYÂME (075)
KUREYŞ (106)
LEYL (092)
LOKMÂN (031)
MÂİDE (005)
MÂÛN (107)
MEÂRİC (070)
MERYEM (019)
MUCÂDELE (058)
MUDDESSİR (074)
MUHAMMED (047)
MULK (067)
MU'MİN (040)
MU'MİNÛN (023)
MUMTEHİNE (060)
MUNÂFİKÛN (063)
MURSELÂT (077)
MUTAFFİFÎN (083)
MUZZEMMİL (073)
NAHL (016)
NÂS (114)
NASR (110)
NÂZİÂT (079)
NEBE (078)
NECM (053)
NEML (027)
NİSÂ (004)
NÛH (071)
NÛR (024)
RA'D (013)
RAHMÂN (055)
RÛM (030)
SÂD (038)
SAFF (061)
SÂFFÂT (037)
SEBE (034)
SECDE (032)
ŞEMS (091)
ŞUARÂ (026)
ŞÛRÂ (042)
TÂHÂ (020)
TAHRÎM (066)
TALÂK (065)
TÂRIK (086)
TEBBET (MESED) (111)
TEGÂBUN (064)
TEKÂSUR (102)
TEKVÎR (081)
TEVBE (009)
TÎN (095)
TÛR (052)
VÂKIA (056)
YÂSÎN (036)
YÛNUS (010)
YÛSUF (012)
ZÂRİYÂT (051)
ZİLZÂL (099)
ZUHRÛF (043)
ZUMER (039)
Kuran-ı Kerim Tefsiri
Görsel Eserler Kitapları Hayatı
 

(3) ÂLİ İMRÂN Suresi

Âyet - 101

وَكَيْفَ تَكْفُرُونَ وَأَنتُمْ تُتْلَى عَلَيْكُمْ آيَاتُ اللّهِ وَفِيكُمْ رَسُولُهُ وَمَن يَعْتَصِم بِاللّهِ فَقَدْ هُدِيَ إِلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ
Ve keyfe tekfurûne ve entum tutlâ aleykum âyâtullâhi ve fîkum resûluh(resûluhu), ve men ya’tesim billâhi fe kad hudiye ilâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).
Ve size, Allah'ın âyetleri okunurken ve aranızda O'nun (Allah'ın) Resûl'ü varken, siz nasıl inkâr edersiniz. Ve kim Allah'a sımsıkı tutunursa, artık o Sıratı Mustakim'e (Allah'a ulaştıran yola) hidayet olunmuştur.
İMAM İSKENDER ALİ MİHR
 
1.ve keyfe: ve nasıl
2.tekfurûne: inkâr ediyorsunuz
3.ve entum: ve siz
4.tutlâ aleykum: size okunuyor
5.âyâtu allâhi: Allah'ın âyetleri
6.ve fî-kum: ve sizin içinizde, aranızda
7.resûlu-hu: 'nun resûlü
8.ve men: ve kim
9.ya'tesim: sımsıkı sarılır, tutunur
10.bi allâhi: Allah'a
11.fe kad hudiye: artık o hidayet olunmuştur
12.ilâ sırâtın mustakîmin: Allah'a ulaştıran yola
ÖNEMLİ AÇIKLAMA
 


Kur'an'daki hakikat kelime kelime bu şekilde olmasına rağmen bakalım diğer din adamları bu ayeti nasıl tercüme etmişler.
Abdulbaki Gölpınarlı: Fakat siz nasıl kâfir olabilirsiniz ki Allah'ın âyetleri size okunmada, Allah'ın Resûlü de içinizde. Kim Allah'a sımsıkı yapışırsa şüphe yok ki o, dosdoğru yola sevk edilmiştir.
Abdullah Parlıyan: Size Allah'ın ayetleri okunurken, üstelik Allah'ın Rasulü de aranızda iken, bu gerçekleri nasıl örtbas edebilirsiniz? Kim Allah'a gönülden sımsıkı bağlanırsa, gerçekten o doğru yola eriştirilmiştir.
Adem Uğur: Size Allah'ın âyetleri okunurken, üstelik Allah Resûlü de aranızda iken nasıl inkâra saparsınız? Her kim Allah'a bağlanırsa kesinlikle doğru yola iletilmiştir.
Ahmed Hulusi: Allâh işaretleri önünüze serilirken, içinizde de Rasûlü varken, nasıl hakikati inkâr edenlerden olursunuz? Kim varlığını oluşturan özü olan Allâh'a (gayrından kesilip) sımsıkı bağlanırsa, işte o Hak yola hidâyet olunmuştur.
Ahmet Tekin: Size birliği, karşılıklı sevgiyi, ihtilâftan uzaklaşmayı emreden Allah’ın âyetleri okunurken, Allah’ın Rasulü de aranızda, sünneti, hadisleri elinizde iken, nasıl inkâra, küfre saparsınız? Kim Allah’a, Allah’ın dinine, sımsıkı bağlanır, himayesine sığınırsa, doğru, muhkem, güvenli yolu, İslâmî hayatı bulmuş olur.
Ahmet Varol: Size Allah'ın ayetleri okunduğu halde ve içinizde O'nun peygamberi varken nasıl inkar edersiniz? Kim Allah'a tutunursa dosdoğru yola iletilmiş olur.
Ali Bulaç: Allah'ın ayetleri size okunuyorken ve O'nun elçisi içinizdeyken nasıl oluyor da inkar ediyorsunuz? Kim Allah'a sımsıkı tutunursa, artık elbette o, dosdoğru olan bir yola iletilmiştir.
Ali Fikri Yavuz: Size Allah’ın âyetleri (Kur’an’ı) okunduğu ve içinizde Rasûlü bulunduğu halde nasıl küfredersiniz? Kim Allah’ın dinine sımsıkı tutunursa, o, muhakkak doğru bir yola iletilmiştir.
: Ne diye küfre sapacaksınız ki, önünüzde Allah’ın âyetleri okunup duruyor ve aranızda da O’nun Rasûlü var. Kim Allah’a gönülden sımsıkı bağlanırsa, hiç şüphesiz doğru bir yola iletilmiş demektir.
Bayraktar Bayraklı: Size Allah'ın âyetleri okunurken, üstelik Allah'ın Peygamberi de aranızda iken nasıl inkâra saparsınız? Her kim Allah'a bağlanırsa, kesinlikle doğru yola iletilmiştir.
Bekir Sadak: Allah'in ayetleri size okunur, aranizda da peygamberi bulunurken nasil inkar edersiniz? Kim Allah'in Kitab'ina sarilirsa suphesiz dogru yola erisir. *
Celal Yıldırım: Üzerinize Allah'ın âyetleri okunurken ve aranızda da O'nun Resulü (Muhammed A.S.) bulunurken nasıl küfre dönersiniz ? Kim Allah'a (gönülden inanıp samimiyetle) sımsıkı bağlanırsa, gerçekten o doğru yola eriştirilmiştir.
Cemal Külünkoğlu: Allah'ın ayetleri size okunduğu ve O'nun elçisi aranızda olduğu halde nasıl olur da inkâr edersiniz? Kim Allah'(ın dinin)e sımsıkı tutunursa (dayanırsa), dosdoğru yola ulaştırılmıştır.
Diyanet İşleri (eski): Allah'ın ayetleri size okunur, aranızda da Peygamberi bulunurken nasıl inkar edersiniz? Kim Allah'ın Kitabına sarılırsa şüphesiz doğru yola erişir.
Diyanet Vakfi: Size Allah'ın âyetleri okunurken, üstelik Allah Resûlü de aranızda iken nasıl inkâra saparsınız? Her kim Allah'a bağlanırsa kesinlikle doğru yola iletilmiştir.
Edip Yüksel: ALLAH'ın ayetleri size okunduğu ve O'nun elçisi aranızda olduğu halde nasıl olur da inkar edersiniz? Kim ALLAH'a sarılırsa dosdoğru yola iletilmiştir
Elmalılı Hamdi Yazır: Sizler ise küfre nasıl dönersiniz ki önünüzde Allahın âyetleri okunuyor, içinizde Resulü bulunuyor? halbuki her kim Allaha sıkı tutunursa o, muhakkak bir doğru yola çıkarılmıştır
Elmalılı (sadeleştirilmiş): Önünüzde Allah'ın ayetleri okunurken ve aranızda O'nun elçisi var iken sizler nasıl olur da inkara dönersiniz? Oysa her kim Allah'a sıkıca tutunursa, o, kesinlikle bir doğru yola çıkarılmıştır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Size Allah'ın âyetleri okunup dururken ve Allah'ın elçisi de aranızda iken nasıl inkâra saparsınız? Kim Allah'a sımsıkı bağlanırsa, kesinlikle doğru yola iletilmiştir.
Gültekin Onan: Tanrı'nın ayetleri size okunuyorken ve O'nun elçisi içinizdeyken nasıl oluyor da küfrediyorsunuz? Kim Tanrı'ya sımsıkı tutunursa, artık elbette o, dosdoğru olan bir yola iletilmiştir.
: Size Allah’ın ayetleri okunuyorken üstelik Rasulü de aranızdayken nasıl küfre girersiniz? Her kim de Allah’a sımsıkı bağlanırsa elbette ki dosdoğru yola iletilmiş olur.
Hasan Basri Çantay: Halbuki siz Allaha nasıl küfreder (Onu inkâr eder) siniz ki karşınızda Allanın âyetleri okunub durmakdadır. Onun peygamberi de içinizde, Kim Allaha sımsıkı tutunursa muhakkak ki doğru bir yola ile tilmişdir o.
Hayrat Neşriyat: Ve siz, Allah’ın âyetleri kendinize okunurken, hem içinizde peygamberi varken, nasıl inkâr edersiniz? Artık kim Allah’a (O’nun dînine) sımsıkı tutunursa, böylece muhakkak dosdoğru bir yola hidâyet edilmiştir.
İbni Kesir: Allah'ın ayetleri size okunur, aranızda peygamberi bulunurken nasıl küfredersiniz? Kim, Allah'a sımsıkı sarılırsa; muhakkak doğru yola iletilmiştir.
Kadri Çelik: Allah'ın ayetleri size okunur ve aranızda da peygamberi bulunurken nasıl küfre saparsınız? Kim Allah'a sarılırsa şüphesiz doğru yola iletilmiş olur.
Muhammed Esed: Allah'ın mesajları size iletildiği halde ve Elçisi aranızda yaşarken hakikati nasıl inkar edebilirsiniz? Ama Allah'a sımsıkı tutunan, dosdoğru yola ulaştırılmıştır.
: (Onlar böyle yapabilirler), ama siz nasıl olur da Allah'ın ayetleri size okunup dururken ve O'nun elçisi aranızdayken inkara yeltenebilirsiniz? Ne var ki Allah'a sımsıkı yapışan, dosdoğru bir yola yöneltilmiş demektir.
Ömer Nasuhi Bilmen: Ve nasıl küfre dönersiniz ki, sizlerin üzerinize Allah Teâlâ'nın âyetleri okunuyor, ve aranızda da peygamberi bulunuyor. Artık her kim Allah Teâlâ'ya sığınırsa muhakkak doğru bir yola çıkarılmış olur.
Ömer Öngüt: Size Allah'ın âyetleri okunurken ve aranızda O'nun Resul'ü bulunurken nasıl küfre dönersiniz? Kim Allah'a sımsıkı sarılırsa, muhakkak ki o doğru bir yola iletilmiştir.
Şaban Piriş: Allah’ın ayetleri size okunur, aranızda Resulü bulunurken nasıl inkar edersiniz?! Kim Allah’a sımsıkı bağlanırsa o şüphesiz, dosdoğru yola yöneltir.
: Size Allah’ın ayetleri okunup dururken ve Allah’ın Rasûlü de aranızda iken dönüp nasıl inkâr edersiniz? Kim Allah’a sımsıkı bağlanırsa kesinlikle o doğru yola girmiştir.
Fizilal-il Kuran: Allah'ın ayetleri size okunuyorken ve O'nun Peygamberi aranızdayken nasıl kafir olabilirsiniz? Kim Allah'a sımsıkı sarılırsa doğru yola iletilmiş olur.
Suat Yıldırım: Sizler nasıl küfre dönebilirsiniz ki, önünüzde Allah’ın âyetleri okunuyor, aranızda Allah’ın Resulü bulunuyor? Kim Allah’a gönülden sımsıkı bağlanırsa muhakkak ki o doğru yola konulmuştur.
Süleyman Ateş: Size Allâh'ın âyetleri okunmakta ve O'nun Elçisi de aranızda iken nasıl inkâr edersiniz? Kim Allah'a sarılırsa muhakkak ki o, doğru yola iletilmiştir.
Tefhim-ul Kuran: Allah'ın ayetleri size okunuyorken ve O'nun Resulü içinizdeyken nasıl oluyor da inkâr ediyorsunuz? Kim Allah'a sımsıkı tutunursa, artık elbette o, dosdoğru olan bir yola iletilmiştir.
Ümit Şimşek: Size Allah'ın âyetleri okunurken, Allah'ın Resulü de aranızda iken siz nasıl inkâra dönersiniz? Kim Allah'a sığınır ve Ona bağlanırsa, işte o zaman dosdoğru bir yola iletilmiş demektir.
Yaşar Nuri Öztürk: Allah'ın ayetleri size okunuyor, Resulü de aranızda; peki, nasıl küfre sapıyorsunuz? Kim Allah'a sarılırsa dosdoğru yola iletilmiştir o...
Abdullah Aydın: Allah'ın ayetleri size okunduğu ve Allah'ın resulü aranızda bulunduğu halde nasıl inkar edersiniz? Kim ki Allah'a sımsıkı sarılmışsa, o, muhakkak ki doğru yola iletilmiştir.
Ahmet Davudoğlu: Nasıl küfredebilirsiniz ki, size Allah'ın âyetleri okunmakta ve içinizde Resûlû bulunmaktadır! Kim Allah'ın dinine sımsıkı tutunursa, o, muhakkak doğru bir yola ulaştırılır.
Ali Arslan: Kim Allah(ın kitabı'n)a sanlırsa, muhakkak o da doğru bir yola eriştirilir.
Arif Pamuk: Allah'ın ayetleri size okunur, aranızda da Peygamber'i bulunurken nasıl inkar edersiniz? Kim Allah'ın Kitab'ına sarılırsa şüphesiz doğru yola erişir.
Ayntabî Mehmet Efendi: Halbuki siz nasıl kafir olursunuz ki, size Allah Teala'nın ayetleri okunuyor ve Resûlüllah içinizdedir. Kim Allah'a sımsıkı sanlırsa, muhakkak doğru yola hidayet olunmuştur.
Bahaeddin Sağlam: (Sizden) kim samimi olarak Allah'a bağlanırsa, o gerçekten doğru yolu bulmuş demektir.
Diyanet Vakfı (1993): Her kim Allah'a bağlanırsa kesinlikle doğru yola iletilmiştir.
Hasan Tahsin Feyizli: Kim (küfürden sakınıp) sımsıkı Allah'(ın dinine) sanlırsa muhakkak o, doğru bir yola iletilmiş olur.
Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay: Kim Allah'ın kitabına sarılırsa şüphesiz doğru yola erişir.
Hüseyin Kaleli: “Size Allâh’ın âyetleri okunurken. Onun Rasulü de içinizde olduğu halde nasıl küfredersiniz? Artık kim Allâh’a sarılırsa, işte o, dosdoğru yola iletilmiştir.”
İsmail Mutlu, Şaban Döğen: Üzerinize Allah'ın ayetleri okunduğu ve aranızda O'nun Resulu bulunduğu halde, nasıl küfre dönersiniz? Her kim Allah'a sığınır ve O'nun dinine yapışırsa, işte o küfre düşmekten korunup doğru yola ulaştırılmıştır.
Mustafa İslamoğlu: Üzerinize Allah'ın ayetleri okunduğu ve aranızda O'nun Resulu bulunduğu halde, nasıl küfre dönersiniz? Her kim Allah'a sığınır ve O'nun dinine yapışırsa, işte o küfre düşmekten korunup doğru yola ulaştırılmıştır.
Nedim Yılmaz: Size Allah’ın âyetleri okunup dururken ve O’nun elçisi de aranızdayken nasıl olur da Allah’ı inkâr edersiniz? Kim Allah’a bağlanırsa şüphesiz o, dosdoğru bir yola ulaştırılmış demektir.
Ömer Rıza Doğrul: Halbuki nasıl küfre dönersiniz ki size Allah'ın âyetleri okunuyor, Allah'ın elçisi içinizde bulunuyor. Kim Allah'a sarılırsa dosdoğru yola iletilmiş olur.
Talat Koçyiğit: Her kim Allah'a sımsıkı tutunursa doğru yola muhakkak iletilir.
Ziya Kazıcı, Necip Taylan: Allah'a tutunan muhakkak doğru olan bir yola iletilmiştir.
Bir Heyet: Her kim Allah'a dayanırsa, kesinlikle doğru yola iletilmiştir.
ÂLİ İMRÂN SURESİ 101. AYET AÇIKLAMASI

Bismillâhirrahmânirrahîm

Bu âyette de münafıkların, Hucurat-7'de sahâbenin durumunu anlatıyor Allahû Tealâ:

49/HUCURÂT-7: Va’lemû enne fîkum resûlallâh(resûlallâhi), lev yutîukum fî kesîrin minel emri le anittum ve lâkinnallâhe habbebe ileykumul îmâne ve zeyyenehu fî kulûbikum, ve kerrehe ileykumul kufre vel fusûka vel isyân(isyâne), ulâike humur râşidûn(râşidûne).
Ve aranızda Allah’ın Resûl'ü olduğunu biliniz. Eğer işlerin çoğunda size itaat etseydi, mutlaka sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size îmânı sevdirdi ve onu kalplerinizde müzeyyen kıldı. Küfrü, fıskı ve isyanı size kerih gösterdi. İşte onlar, onlar irşad olanlardır.

Ve münafıklara bir de kurtuluş reçetesi vermeyi unutmuyor Allahû Tealâ. Buradan anlıyoruz ki Allah kimsenin düşmanı değildir, bütün insanların dostudur. Herkesi kurtarmak ister. Allahû Tealâ buyuruyor ki:

29/ANKEBÛT-45: Utlu mâ ûhıye ileyke minel kitâbi ve ekımıs salât(salâte), innes salâte tenhâ anil fahşâi vel munker(munkeri), ve le zikrullâhi ekber(ekberu), vallâhu ya’lemu mâ tasneûn(tasneûne).
Kitaptan sana vahyedilen şeyi oku ve salâtı ikâme et (namazı kıl). Muhakkak ki salât (namaz), fuhuştan ve münkerden nehyeder (men eder). Ve Allah’ı zikretmek mutlaka en büyüktür. Ve Allah, yaptığınız şeyleri bilir.

Bakara-151'de de aynı şeyi söylüyor: "O'nun resûlü de aranızdayken."

Hucurat-7'de olduğu gibi, sahâbeye ve aralarında olduklarına göre aynı zamanda münafıklara hitap ediyor.

2/BAKARA-151: Kemâ erselnâ fîkum resûlen minkum yetlû aleykum âyâtinâ ve yuzekkîkum ve yuallimukumul kitâbe vel hikmete ve yuallimukum mâ lem tekûnû ta’lemûn(ta’lemûne).
Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden (kendinizden) bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup açıklasın) ve sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, size Kitap’ı (Kurânı Kerim’i) ve hikmeti öğretsin ve (hikmetin de ötesinde) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.

Başlangıçta birtakım insanlar, Peygamber Efendimiz (S.A.V)‘e samimiyetle inanmışlar ve kalplerine îmân yazılmış ve hak mü'min olmuşlar. O insanlardan bir kısmı sonradan kitap sahiplerinin, şeytanın ve başka tesirlerin altında, Peygamber Efendimiz (S.A.V)‘den şüpheye düşmüşler. Öyle olunca Allahû Tealâ onların kalplerine yazdığı îmân kelimesini kalplerinden almış, tekrar küfür kelimesini yazmış ve mührünü açtığı kalbi tekrar mühürlemiş. Böylece insanlar îmândan küfre dönmüşlerdir.

Hucurat-7, kalplerindeki îmân kelimesiyle onların kalplerini tezyin ettiğini, pırıl pırıl nura ulaştırdığını söylüyor. Âli İmrân-101'de Hucurat-7'nin tersi olan bir işlem görüyoruz. Allahû Tealâ çok açık bir şe-kilde insanların küfre dönmesini yani kalplerindeki îmân kelimesini alıp yerine küfür kelimesini yazdığını söylüyor. Kalpleri de mühürlüyor. Herşey eski hüviyetine geri dönüyor. Peygamber Efendimiz (S.A.V)‘in ruhunu, onların başlarının üzerinden alıyor.

Ama münafıklara ikinci bir kurtuluş yolu açıkça gösterilmiş. Kalbine küfür yazılmasına rağmen kim Allah'a ulaşmayı dilerse o, Sıratı Mustakîm'e ulaştırılır.

Nisâ Suresinin 175. âyet-i kerimesinde daha açık bir ifade var:

4/NİSÂ-175: Fe emmâllezîne âmenû billâhi va’tesamû bihî fe se yudhıluhum fî rahmetin minhu ve fadlın ve yehdîhim ileyhi sırâtan mustekîmâ (mustekîmen).
Böylece Allah'a âmenû olanları (ölmeden önce ruhunu Allah'a ulaştırmayı dileyenleri) ve O'na (Allah'a) sarılanları ise, (Allah) Kendinden bir rahmetin ve fazlın içine koyacak ve onları, Kendisine ulaştıran "Sıratı Mustakîm"e hidayet edecektir (ulaştıracaktır).

Sıratı Mustakîm'in niceliği, niteliği, özelliği Nisâ-175'te yer almış, En'âm-87, 88'de olduğu gibi. Bu Sıratı Mustakîm'e ulaşmak o insanların kurtuluşu, fısktan sonraki ikinci kurtuluştur.

6/EN'ÂM-87: Ve min âbâihim ve zurriyyâtihim ve ihvânihim, vectebeynâhum ve hedeynâhum ilâ sırâtın mustekîm(mustekîmin).
Ve onların babalarından, zürriyetlerinden (nesillerinden) ve kardeşlerinden onları seçtik. Ve onları Sıratı Mustakîm'e (Allah'a ruhu ulaştıran yola) hidayet ettik (ulaştırdık).

6/EN'ÂM-88: Zâlike hudallâhi yehdî bihî men yeşâu min ibâdihî, ve lev eşrakû le habita anhum mâ kânû ya’melûn(ya’melûne).
İşte bu Allah’ın hidayetidir. Kullarından dilediğini onunla hidayete erdirir. Ve eğer şirk koşsalardı, elbette yapmış oldukları şeyler heba olurdu (boşa giderdi).

İlgili linkler

  • "ÂLİ İMRÂN suresi, 101. ayeti" tefsiri (www.kurantefsiri.com)
  • "ÂLİ İMRÂN suresi, 101. ayeti" için 30 farklı Türkçe mealleri kıyasla
  • Hidayet ayetleri: 1/FÂTİHA-6, 2/BAKARA-18, 2/BAKARA-27, 2/BAKARA-46, 2/BAKARA-120, 2/BAKARA-156, 2/BAKARA-157, 2/BAKARA-213, 3/ÂLİ İMRÂN-20, 3/ÂLİ İMRÂN-73, 3/ÂLİ İMRÂN-101, 4/NİSÂ-58, 4/NİSÂ-175, 5/MÂİDE-16, 5/MÂİDE-35, 6/EN'ÂM-36, 6/EN'ÂM-87, 6/EN'ÂM-88, 6/EN'ÂM-154, 7/A'RÂF-40, 7/A'RÂF-181, 10/YÛNUS-7, 10/YÛNUS-25, 10/YÛNUS-26, 10/YÛNUS-35, 11/HÛD-29, 12/YÛSUF-108, 13/RA'D-21, 13/RA'D-22, 13/RA'D-25, 13/RA'D-27, 13/RA'D-36, 16/NAHL-9, 16/NAHL-121, 17/İSRÂ-15, 18/KEHF-17, 18/KEHF-110, 20/TÂHÂ-75, 20/TÂHÂ-82, 22/HACC-24, 23/MU'MİNÛN-60, 24/NÛR-42, 25/FURKÂN-57, 25/FURKÂN-71, 26/ŞUARÂ-78, 28/KASAS-56, 29/ANKEBÛT-5, 29/ANKEBÛT-23, 29/ANKEBÛT-26, 29/ANKEBÛT-69, 30/RÛM-8, 30/RÛM-31, 31/LOKMÂN-15, 32/SECDE-13, 32/SECDE-24, 33/AHZÂB-21, 34/SEBE-6, 35/FÂTIR-18, 38/SÂD-44, 39/ZUMER-17, 39/ZUMER-18, 39/ZUMER-23, 39/ZUMER-54, 40/MU'MİN-13, 40/MU'MİN-38, 40/MU'MİN-66, 41/FUSSİLET-33, 41/FUSSİLET-54, 42/ŞÛRÂ-13, 42/ŞÛRÂ-47, 43/ZUHRÛF-14, 47/MUHAMMED-5, 50/KAF-8, 51/ZÂRİYÂT-50, 70/MEÂRİC-32,