Anasayfa
 
ABESE (080)
ÂDİYÂT (100)
AHKÂF (046)
AHZÂB (033)
A'LÂ (087)
ALAK (096)
ÂLİ İMRÂN (003)
ANKEBÛT (029)
A'RÂF (007)
ASR (103)
BAKARA (002)
BELED (090)
BEYYİNE (098)
BURÛC (085)
CÂSİYE (045)
CİNN (072)
CUMA (062)
DUHÂ (093)
DUHÂN (044)
EN'ÂM (006)
ENBİYÂ (021)
ENFÂL (008)
FÂTIR (035)
FÂTİHA (001)
FECR (089)
FELAK (113)
FETİH (048)
FÎL (105)
FURKÂN (025)
FUSSİLET (041)
GÂŞİYE (088)
HACC (022)
HADÎD (057)
HÂKKA (069)
HAŞR (059)
HİCR (015)
HUCURÂT (049)
HÛD (011)
HUMEZE (104)
İBRÂHÎM (014)
İHLÂS (112)
İNFİTÂR (082)
İNSÂN (DEHR) (076)
İNŞİKAK (084)
İNŞİRÂH (ŞERH) (094)
İSRÂ (017)
KADR (KADİR) (097)
KAF (050)
KÂFİRÛN (109)
KALEM (068)
KAMER (054)
KÂRİA (101)
KASAS (028)
KEHF (018)
KEVSER (108)
KIYÂME (075)
KUREYŞ (106)
LEYL (092)
LOKMÂN (031)
MÂİDE (005)
MÂÛN (107)
MEÂRİC (070)
MERYEM (019)
MUCÂDELE (058)
MUDDESSİR (074)
MUHAMMED (047)
MULK (067)
MU'MİN (040)
MU'MİNÛN (023)
MUMTEHİNE (060)
MUNÂFİKÛN (063)
MURSELÂT (077)
MUTAFFİFÎN (083)
MUZZEMMİL (073)
NAHL (016)
NÂS (114)
NASR (110)
NÂZİÂT (079)
NEBE (078)
NECM (053)
NEML (027)
NİSÂ (004)
NÛH (071)
NÛR (024)
RA'D (013)
RAHMÂN (055)
RÛM (030)
SÂD (038)
SAFF (061)
SÂFFÂT (037)
SEBE (034)
SECDE (032)
ŞEMS (091)
ŞUARÂ (026)
ŞÛRÂ (042)
TÂHÂ (020)
TAHRÎM (066)
TALÂK (065)
TÂRIK (086)
TEBBET (MESED) (111)
TEGÂBUN (064)
TEKÂSUR (102)
TEKVÎR (081)
TEVBE (009)
TÎN (095)
TÛR (052)
VÂKIA (056)
YÂSÎN (036)
YÛNUS (010)
YÛSUF (012)
ZÂRİYÂT (051)
ZİLZÂL (099)
ZUHRÛF (043)
ZUMER (039)
Kuran-ı Kerim Tefsiri
Görsel Eserler Kitapları Hayatı
 

(6) EN'ÂM Suresi

Âyet - 98

وَهُوَ الَّذِيَ أَنشَأَكُم مِّن نَّفْسٍ وَاحِدَةٍ فَمُسْتَقَرٌّ وَمُسْتَوْدَعٌ قَدْ فَصَّلْنَا الآيَاتِ لِقَوْمٍ يَفْقَهُونَ
Ve huvellezî enşeekum min nefsin vâhıdetin fe mustekarrun ve mustevda’(mustevdaun), kad fassalnal âyâti li kavmin yefkahûn(yefkahûne).
Sizi bir tek nefsten (Âdem (A.S)'dan) yaratan ve böylece (sizin için) kararlı bir kalma yeri (fizik vücudumuz için yeryüzü: dünya), bir de emanet kalma yeri (nefsimiz için cennet ve cehenneme gitmeden önce geçici olarak beklenilen yer; berzah âlemi) dizayn eden O'dur. Fıkıh eden bir toplum için, âyetleri ayrı ayrı detayları ile açıkladık.
İMAM İSKENDER ALİ MİHR
 
1.ve huve ellezî: ve o (ki), (... ki) odur
2.enşee-kum: sizi yarattı
3.min nefsin: bir nefsten
4.vâhıdetin: bir tek
5.fe mustekarrun: böylece bir kararlı kalma yeri vardır
6.ve mustevdaun: ve bir emanet yeri
7.kad: oldu
8.fassalnâ el âyâti: âyetleri ayrı ayrı detayları ile açıkladık
9.li kavmin: bir kavim için, bir topluluk için
10.yefkahûne: fıkıh ediyorlar, idrak ediyorlar
EN'ÂM SURESİ 98. AYET AÇIKLAMASI

Bismillâhirrahmânirrahîm

Âdem (A.S)'ı tînden (kilden, topraktan), ondan da Havva'yı, zevcesini cennette yaratmıştır. Sonra da "Dünya adı verilen bu gezegene inin bakalım." demiştir. Âdem (A.S)'la, Havva Anamız ve onlarla beraber cinler, ayrı ayrı âlemlerin varlıkları olarak aşağıya dünyaya inmişlerdir.

Biz insanlar, bir gün mutlaka öleceğiz. O zaman Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in tabiriyle küçük kıyâmetimiz kopacak, hayat filmimiz bize gösterilecek ve bir azaba duçar olacağız; kabir azabı. Kim salâhın ikinci mertebesine ulaşmışsa Allah, onun günahlarını örtecektir. Üçüncü mertebesine ulaşmışsa sevaba çevirecektir, onlar kabir azabına muhatap olmayacaklardır. Ama cehenneme gidecek olan insanlar için öldükleri zaman da bir kabir azabı söz konusudur.

Bazıları diyorlar ki: "Kabir azabı diye bir şey Kur'ân-ı Kerim'de yoktur." Oysa ölüm vücut bulur, kırk gün süreyle kabirde bütün hayat filmi, kişiye gösterilir. Ve o hayat filminin her negatif faktöründe, manevi bir azapla mutlaka cezalandırılır.

Âdem (A.S) 1200 yıl yaşamıştır. Bugün normal hayatlarını yaşayan insanlar, bu dünya adı verilen gezegende ne kadar yaşarlarsa, fizik vücutlarıyla o kadar kalacaklardır. Kişi doğduğuna göre bir gün mutlaka ölecektir, hiçbir alternatif yoktur. Zaman ve mekân koordinatları belirlenmiş, tamamen yerli yerine oturmuştur. O an geldiği zaman dünya adı verilen bu gezegenin o noktasında, iki koordinatın; ordinat ve apsisin kesiştiği noktada, o koordinatta ölüm gerçekleşir. Burası, fizik vücudumuz için kararlı kalmanın sona erdiği yerdir. Nefsimiz, melekler tarafından bizden alınacaktır. Aslında nefsimiz, vücudumuzdan ayrılmak mecburiyetindedir. Çünkü mitokondriler elektrik üretemeyince, vücudumuzun manyetik alanları sona erer ve nefsimiz bizden ayrılır. Ruhumuz bizdeyse, ölmeden evvel Allah'a ulaştırmamışsak, o da ayrılmak mecburiyetindedir. Çünkü vücudun çekim gücü yoktur. Artık vücutta ikisi de kalamazlar. İkisinin de çıkışları sigara dumanına son derece benzemektedir. Şekillendikleri zaman tam sizin hüviyetinize girerler. Herşeyleriyle nefsiniz de, ruhunuz da sizin bir kopyanızdır. O anki durumunuz nasılsa saçınızla, sakalınızla, herşeyinizle sizi temsil etmektedirler. Ve nefsleriniz, berzah âlemine girer.

Berzah âlemini herkes bilir, görmeyen yoktur. Ne zaman rüyanızda fizik şartların içindeyseniz, bir fincanı kaldırdığınız zaman fincanı elinizle tutabiliyorsanız, içindeki çayı içebiliyorsanız, bir koltukta oturuyorsanız bunların hepsi fizik standartlardır. Öyleyse öyle bir dünyada rüyadaysanız, bilin ki berzah âlemindesinizdir. Orada rahmetli olan dedenizi, annenizi, babanızı görebilirsiniz. Onlara sarıldığınızda tıpkı sizin vücudunuz gibi şu dünyada nasıl insanlar etten kemikten oluşuyorsa, orada da ellerinizin, kollarınızın arasında annenizi, babanızı, dedenizi, büyükannenizi fizik olarak hissedersiniz. Sizin gibi konuşurlar, dünyaya ait şeyleri sorduğunuzda cevabını alırsınız. O zaman emin olursunuz.

Yakınları, dostları ölenler, üzülmeyin, onlar ölmediler. Sadece fizik vücudun bu dünyadaki görevi sona ermiştir ve geldiği yer olan toprağa geri döner. Ama nefsiniz yaşamakta devam edecektir. Ölenlerin nefsleri de yaşamakta devam edecektir. Yeni biri ölmüşse, onun için çok üzülüyorsanız, üzülmeyin. Onlar üzülmenizi zaten istemezler. Çünkü yaşamaya devam ediyorlar, değişen bir şey yoktur. Hayat burada devam ederken ölümden sonra orada devam etmeye başlar.

İşte berzah âlemi Allahû Tealâ'nın "müstevdaun" dediği bir geçici yerdir. Kıyâmete kadar bütün nefsler değişmeden, hangi yaşta öldüyse o haliyle, orada yaşayacaklardır. Her zaman öyle olmayabilir de çünkü orada boyut değiştirmek her zaman mümkündür. Kendinizi, 7 yaşında veya mevcut yaşınızın çok ötesinde bir yaşta görebilirsiniz. Zaman içerisinde değişiklik berzah âleminde olağan bir şeydir. Berzah âleminde ölüm yoktur. Hangi olayı görürseniz görün, bir insanı makineli tüfeklerle tarasınlar, yüzlerce parçaya ayırsınlar yine de onu öldüremezler. Tekrar canlandığını görürsünüz. Buna rağmen rüyalarınızda korkarsınız. Halbuki korkulacak bir şey yoktur. Hiç kimse size hiçbir şey yapamaz, hiç kimse sizi öldüremez. Rüyanızda yaralandığınızı görürsünüz. Neticede aradan 10 dakika geçtikten sonra yaranız kalmamıştır.

Suların dibine inersiniz, yarım saat orada suyun dibinde yüzersiniz. Orada nefes almaya ihtiyacınız yoktur. Ölmezsiniz, uçurumların en derinine düşersiniz bir şey olmaz. Ama o korkuyu, alışık olmadığınız için yaşarsınız.

Ve Allahû Tealâ diyor ki: "İdrak eden bir toplum için bunları birer birer açıkladık."

İlgili linkler

  • "EN'ÂM suresi, 98. ayeti" tefsiri (www.kurantefsiri.com)
  • "EN'ÂM suresi, 98. ayeti" için 30 farklı Türkçe mealleri kıyasla
  • Hidayet ayetleri: 1/FÂTİHA-6, 2/BAKARA-18, 2/BAKARA-27, 2/BAKARA-46, 2/BAKARA-120, 2/BAKARA-156, 2/BAKARA-157, 2/BAKARA-213, 3/ÂLİ İMRÂN-20, 3/ÂLİ İMRÂN-73, 3/ÂLİ İMRÂN-101, 4/NİSÂ-58, 4/NİSÂ-175, 5/MÂİDE-16, 5/MÂİDE-35, 6/EN'ÂM-36, 6/EN'ÂM-87, 6/EN'ÂM-88, 6/EN'ÂM-154, 7/A'RÂF-40, 7/A'RÂF-181, 10/YÛNUS-7, 10/YÛNUS-25, 10/YÛNUS-26, 10/YÛNUS-35, 11/HÛD-29, 12/YÛSUF-108, 13/RA'D-21, 13/RA'D-22, 13/RA'D-25, 13/RA'D-27, 13/RA'D-36, 16/NAHL-9, 16/NAHL-121, 17/İSRÂ-15, 18/KEHF-17, 18/KEHF-110, 20/TÂHÂ-75, 20/TÂHÂ-82, 22/HACC-24, 23/MU'MİNÛN-60, 24/NÛR-42, 25/FURKÂN-57, 25/FURKÂN-71, 26/ŞUARÂ-78, 28/KASAS-56, 29/ANKEBÛT-5, 29/ANKEBÛT-23, 29/ANKEBÛT-26, 29/ANKEBÛT-69, 30/RÛM-8, 30/RÛM-31, 31/LOKMÂN-15, 32/SECDE-13, 32/SECDE-24, 33/AHZÂB-21, 34/SEBE-6, 35/FÂTIR-18, 38/SÂD-44, 39/ZUMER-17, 39/ZUMER-18, 39/ZUMER-23, 39/ZUMER-54, 40/MU'MİN-13, 40/MU'MİN-38, 40/MU'MİN-66, 41/FUSSİLET-33, 41/FUSSİLET-54, 42/ŞÛRÂ-13, 42/ŞÛRÂ-47, 43/ZUHRÛF-14, 47/MUHAMMED-5, 50/KAF-8, 51/ZÂRİYÂT-50, 70/MEÂRİC-32,