 |
|
(34) SEBE Suresi
Âyet - 1
|
|
الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ وَلَهُ الْحَمْدُ فِي الْآخِرَةِ وَهُوَ الْحَكِيمُ الْخَبِيرُ
El hamdu lillâhillezî lehu mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ardı ve lehul hamdu fîl âhireh(âhireti), ve huvel hakîmul habîr(habîru).
Hamd, göklerde ve yerde olan varlıklar kendisine ait olan Allah'a aittir. Ve hamd, ahirette de O'na aittir. Ve O, Hakîm'dir (hikmet ve hüküm sahibi), Habîr'dir (herşeyden haberdar olan).
İMAM İSKENDER ALİ MİHR
| 1. | el hamdu | : hamd |
| 2. | li allâhi | : Allah'ındır, Allah'a aittir |
| 3. | ellezî | : ki o |
| 4. | lehu | : onun |
| 5. | mâ | : şey, şeyler |
| 6. | fî es semâvâti | : semalarda, göklerde |
| 7. | ve mâ | : ve şey, şeyler |
| 8. | fî el ardı | : yeryüzünde, yerde |
| 9. | ve lehu | : ve onun |
| 10. | el hamdu | : hamd |
| 11. | fî el âhireti | : ahirette |
| 12. | ve huve | : ve o |
| 13. | el hakîmu | : hakîm olan, hikmet ve hüküm sahibi |
| 14. | el habîru | : habîr olan, herşeyden haberdar olan |
SEBE SURESİ 1. AYET AÇIKLAMASI
Bismillâhirrahmânirrahîm Hamd de şükür de Allah'a aittir. Bütün manevî yardımlar, meselâ nefs tezkiyesi ve tasfiyesi Allah'ın yardımlarıdır ve kişi için muhteşem bir dizaynı ifade eder. Buradaki tövbe olayında Allahû Tealâ kişinin günahlarını mağfiret ettiği, sevaba çevirdiği ve ona devamlı yardım edeceği için hamdedecektir. Çünkü kişi, manevî bir adım atmıştır.
Sevaba çevirmeden evvel ona yaptığı çeşitli müdahaleler; günahların örtülmesi, gören, işiten, bilen biri haline getirilmesi hamdi gerektiren şeylerdir. Çünkü açılanlar, manevî kapılardır. Hamd, manevî olarak Allah'ın yaptığı her yardıma kişinin teşekkürüdür.
İlgili linkler
"SEBE suresi, 1. ayeti" tefsiri (www.kurantefsiri.com)
"SEBE suresi, 1. ayeti" için 26 farklı Türkçe mealleri kıyasla
Hidayet ayetleri:
1 / FÂTİHA - 6, 2 / BAKARA - 18, 2 / BAKARA - 27, 2 / BAKARA - 46, 2 / BAKARA - 120, 2 / BAKARA - 156, 2 / BAKARA - 157, 2 / BAKARA - 213, 3 / ÂLİ İMRÂN - 20, 3 / ÂLİ İMRÂN - 73, 3 / ÂLİ İMRÂN - 101, 4 / NİSÂ - 58, 4 / NİSÂ - 175, 5 / MÂİDE - 16, 5 / MÂİDE - 35, 6 / EN'ÂM - 36, 6 / EN'ÂM - 87, 6 / EN'ÂM - 88, 6 / EN'ÂM - 154, 7 / A'RÂF - 40, 7 / A'RÂF - 181, 10 / YÛNUS - 7, 10 / YÛNUS - 25, 10 / YÛNUS - 26, 10 / YÛNUS - 35, 11 / HÛD - 29, 12 / YÛSUF - 108, 13 / RA'D - 21, 13 / RA'D - 22, 13 / RA'D - 25, 13 / RA'D - 27, 13 / RA'D - 36, 16 / NAHL - 9, 16 / NAHL - 121, 17 / İSRÂ - 15, 18 / KEHF - 17, 18 / KEHF - 110, 20 / TÂHÂ - 75, 20 / TÂHÂ - 82, 22 / HACC - 24, 23 / MU'MİNÛN - 60, 24 / NÛR - 42, 25 / FURKÂN - 57, 25 / FURKÂN - 71, 26 / ŞUARÂ - 78, 28 / KASAS - 56, 29 / ANKEBÛT - 5, 29 / ANKEBÛT - 23, 29 / ANKEBÛT - 26, 29 / ANKEBÛT - 69, 30 / RÛM - 8, 30 / RÛM - 31, 31 / LOKMÂN - 15, 32 / SECDE - 13, 32 / SECDE - 24, 33 / AHZÂB - 21, 34 / SEBE - 6, 35 / FÂTIR - 18, 38 / SÂD - 44, 39 / ZUMER - 17, 39 / ZUMER - 18, 39 / ZUMER - 23, 39 / ZUMER - 54, 40 / MU'MİN - 13, 40 / MU'MİN - 38, 40 / MU'MİN - 66, 41 / FUSSİLET - 33, 41 / FUSSİLET - 54, 42 / ŞÛRÂ - 13, 42 / ŞÛRÂ - 47, 43 / ZUHRÛF - 14, 47 / MUHAMMED - 5, 50 / KAF - 8, 51 / ZÂRİYÂT - 50, 70 / MEÂRİC - 32,
|
 |